Eğitimde İlke ve Yöntemler

19,50
16,20 KDV Dahil
%17indirimli
STOK KODU
:
9786051570976
KAZANCINIZ
:
3,30
STOK DURUMU
:
KARGOYA VERİLİŞ SÜRESİ En geç 1 iş günü sonra seçilen kargo firmasına teslim edilecektir.
YURTİÇİ KARGO : 7 ₺

ARAS KARGO : 7 ₺


Hemen paylaş!
Ürünle İlgili Öne Çıkan Kampanyalar

{{CMP.TITLE}}

{{CMP.DESCRIPTION}}

  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar
  • Tavsiye Et
  • EBAT: 19x27
    SAYFA SAYISI: 150
    Eğitimde İlke ve Yöntemler
    - Eğitim Süreci
    - Kavramlar
    - İlkeler
    - Etkinlikler
    - Yöntemler
    Yazarlar:
    Prof. Dr. Nevzat Battal Prof. Dr. Mürüvvet Bilen Prof. Dr. Gıyasettin Demirhan
    Prof. Dr. Müfit Gömleksiz Doç Dr. Zeki Arsal Yrd. Doç. Dr. Uğur Başboğaoğlu
    Yrd. Doç. Dr. Serap Emir Yrd. Doç. Dr. Dilşad Mirzaoğlu
    Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Nartgün Yrd. Doç. Dr. Gülsen Özcan Yrd. Doç. Dr. MeriçTuncel
    Önsöz
    Yaşamda bazen çözüm bulmakta zorlandığımız hızla başlayan ve hemen yaygınlaşan sorunlarla yüzyüze geliriz. Mesleki ve bireysel etik açısından onaylanması söz konusu olmayan bu tür oluşumların farkına varılması da pek kolay olmayabilir.
    Söz konusu yanlışları, hatalı ve yetersiz uygulamaları ancak tanıyarak, inceleyerek, sakıncalarını saptayarak çözüm önerebilmekle ortadan kaldırmak olasıdır. Bu yolu izlerseniz sorunları görmekte zorlanmanız da olası değildir, zira bu tür çalışmalar üniversitenizde, fakültenizde, yayıncınızda, kütüphanenizde, sınıfınızda ve öğrencilerinizin ellerinde yani çok yakınınızdadır. Onlarla her an yüz yüze ve iç içe olduğunuzdan kolayca kabullenirsiniz. Bu yüzden olanları doğal saymak sanki kaçınılmaz olmaktadır.
    İşin özü ise oldukça farklıdır. Yayın dünyasına kazınarak yerleştirilen ve akademik dünyada kök salan bir önemli sorundan söz ediyorum. Üniversite yaşamı bilimsel bilgiye, deneyime, bilimsel araştırma gücüne sahip, alanında derinlemesine bilgi birikimiyle donanık öğretim elemanlarına sahip olmak zorundadır. Her dersi okutabileceğini iddia eden, her alanda kitap yazmaya yeltenen, her konuda alanın uzmanlarını hiçe sayarcasına bilgi sahibi olduğuyla övünen insanlar bu sorunun çözümü ve yanıtı olamazlar. Çünkü herşeyi bilmek isterken kendi alanı da dahil hepsinde bir ülkenin geleceğine ışık tutamayacak kadar yüzeysel kalırlar. Üniversite kuşkusuz ki genel yetişmişliğin yanında alanına özgü özel bilgiyle donanık öğretim elemanlarına gereksinim duyar.
    Bir ülkenin geleceği demek olan üniversiteli gençleri, yarının bilim ve meslek adamlarını, araştırmacılarını ve bu tür kitapların kullanıcısı olan özellikle eğitimcileri bu insanların yetiştirmeleri beklenmemelidir.
    Gerçekler ise dikkatimizi bu sorunların kaynağı olan kitaplar konusuna yönlendirmektedir. Kendi bilim alanlarını bir yana bırakan öğretim elemanları sadece genel çizgileriyle aşina oldukları ve çok sayıda öğrenciye hitap eder nitelikte buldukları kitaplara ilgilerini yoğunlaştırmaktadırlar. Söz konusu yolu seçenler kuşkusuz o alanda alanın bilim insanları tarafından yazılmış kitaplardan yararlanmayı yegane geçerli yol olarak benimseyeceklerdir. Bilimsel yararlanma elbetteki iyi bir yoldur ve dünyada oldukça yaygın kullanılmaktadır. “Bilim detaydan ibarettir.” diyen Ertürk Hoca, bilimsel yararlanmanın gerekliliğine dikkat çekmektedir. Ancak yararlanma belli ilkelere dayanmalı özellikle bilimsel dürüstlük üzerine oturtulmalıdır. Aksi takdirde böyle bir yaklaşım bilgide bütünlüğü, yaratıcılığı, derinliği ve bilimselliği sağlamaya olanak vermez.
    Konuya yeterince hakim olamayan kişilerin bir kaç yazardan peş peşe alıntı yaparak kendisinden hiç bir şey katmadan bu işlemi sürdürmesi geçerlik ve güvenirlik kavramlarına da ihanet sayılır.
    Her şeyin çaresini bulanlar buna da çözüm bulmakta zorlanmadıklarını eylemleriyle kanıtlamaktadırlar. Bir kitaptan ihtiyacı olan bilgiyi neredeyse aynen aldığı hâlde dipnot düşme gereğini duymamaktadırlar. Böylece bu yolu seçenlerin aldıkları bilgi zahmetsizce kendi hanelerine kaydedilir. Bu arada yabancı kitaplardan alıntı yapmış yazarların alıntıları orijinal kaynaktan alınmışçasına kitaplardaki köşelerine yerleştirilmektedir.
    Bu ve buna benzer bir çok yanlış uygulamayı durdurmak kolay olamaz. Bir kitapta on yazar olduğu sayıltısıyla konuya bakınca hemen arkasından bu on yazarın ülkenin çeşitli üniversitelerine dağılmış olduklarını da görürsünüz. Açıkça anlaşılacağı gibi bu on üniversiteye bol bol alıntı yapılan yazarlarınkiler de dâhil başka kitap giremez. İsterse alanının en üst noktasındaki bir kişi tarafından yazılmış olsun, farketmez. Çünkü o üniversitede o daldan öğretim elemanı olmadığı sürece dersi, kitabı yazanlar okutacak ve sadece kendi kitapları kullanılacaktır.
    Böylece sadece sorunu görmek çözüme götürmez bizleri. Her meslek mensubu kendi alanına saygı temelli bir yaklaşımla sahip çıkarak çözüm aramalıdır. Tek ve yetkin yazarlı kitaplar mevcut uygulama karşısında başarılı olamıyorsa onların izledikleri yolu belli koşullarla izleyerek zenginleştirmek ve güvenilir kılmak gerekir. Bu yolun adı çok yazarlı kitap yazmaktır. Önerilen bu yol bu noktaya kadar anlatılandan farklı değildir. Fark bu noktadan sonra devreye girmektedir. Kitabın üniteleri alanın ilgili bilim insanlarınca yazılmalıdır. Bu anlamda Eğitim Yöntem ve Teknikleri kitabı;
    a. Program Geliştirme
    b. Ölçme ve Değerlendirme
    c. Eğitim Teknolojisi
    bilim insanlarınca kaleme alınmış ve yetkin bilgi ve deneyime dayandırılmıştır.
    Kitabın yazarlarının değişik üniversitelerden olması koşulu düşünülmemiştir. Konu seçimi ilgi, istek ve yeterlilik ölçütüne dayandırılmıştır.
    Takdir edilebileceği gibi grup çalışmalarında iş birliği, ifade birliği sağlamak hiç kolay olmamaktadır. Her yazar kendi kişiliğine dayanarak uyum çabası sergilemiştir.
    Böylece söylediklerimiz bu ana kadar yazılanlarla sınırlı kalmayacaktır. Sizler kitaba sahip çıktıkça bizler de sizlere daha çok yakın olmaya çalışacağız.
    Sevgilerimle
    Prof. Dr. Mürüvvet BİLEN
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.